Ankara Alo Paket – Yemek & Su & Tüp & Kuru Temizleme & Otobüs

Gastronomi

Gastronomi ve JAZZ

Müzik, dans, resim, edebiyat gibi farklı sanat dallarıyla olan ilgi, ilişki ve tecrübelerimiz muhakkak ki kişiliğimizi ve davranış biçimimizi etkiliyor. Hatta, birbirlerine etken olup kendimizi daha net, daha bütün bir şekilde ifade etmemize yardımcı oluyorlar. Örneğin, mesleğine hayran olan bir şef, bir okazyon için özel bir tabak yaratırken, hayat birikimi ona öncülük ediyor. Belleğinde yer almış hatıralar, resimler ve renklerden faydalanıyor. Vienne`deki `La Pyramide` adlı restoranın sahibi ve şefi Patrick Henriroux geçen yıl, 25. Vienne Caz Festivali boyunca butik otel ve gurme restoran olarak işlettiği mekanında, cazın büyük isimlerinden B. B. King ve Oscar Peterson gibi müzisyenleri ağırlarken kendisinin ve mekanının müzikle ilgili birikimini ortaya koydu.

Siyah ırkın acıları, coşku ve tutkularında kök bulmuş bu müziğe adanmış mönülerle, özellikle bir gurme repütasyonu olan Oscar Peterson`ın damağını çok etkilediği kesin. (Bu arada, Oscar`ın en sevdiği şaraplar; Bordeaux`nun seçkin örnekleri, `Chateau Lafitte` ve `Chateau Margaux` imiş). Festival süresince (15 gün), sanatçıların çoğunun otel bölümünde konaklamasından dolayı, `La Pyramide`, jam-session`lar, bireysel konserler, gastronomi, sofra ve sanat üzerine uzun sohbetler ve tabii ki mükemmel yemek-şarap tadımlarıyla yaşayan bir sahne oldu. Henriroux, bu kadar birbirinden farklı ve yaratıcı insanla birlikte olmaktan ve bu ruhsal alışverişten çok mutlu; `Biz burada müzisyenleri birer star olarak değil, herhangi bir müşterimiz gibi ağırlıyoruz. Büyük sanatçı olmanın dışında iyi yemeyi ve içmeyi seviyor, onlara sunulan tüm insan zenginliklerini takdir edip keyfine varıyorlar. Müzik de mutfak gibi... kalıcı... iz bırakıcı....`

Fernand Point efsanesİ

Güney Fransa`ya inen yol üzerindeki La Pyramide, 1.92 m. boyunda, 165 kg. ve günlük şampanya tüketiminden dolayı `Magnum` lakabıyla anılan Fernand Point tarafından 1923`te açılmış. I. - II. Dünya savaşları arasında, durulmadan edilemeyen bir gurme molası olarak ün yapmış. 1930`larda uluslararası sanat ve özellikle de müzik dünyasının en önemli isimleri, Michelin`den ilk 3 yıldız alan bu şefin mutfağını tatmak üzere rotalarını buraya çevirmişler.

Fernand Point, Fransız gastronomisinde o zamanlar `uçuk` olarak adlandırılan `nouvelle cuisine` tarzıyla yeni bir devir başlatıp, `brioche` ekmeği içerisinde ördek ciğeri ezmesi veya gratine edilmiş kerevit kuyrukları gibi bugün artık klasikleşmiş tabaklara damgasını vurmuş bir dev. Aynı zamanda, dünyaca tanınan Chapel ve Bocuse gibi starlaşmış şefleri de yetiştiren kişi. Point, çoğu şefin yaptığı gibi masaları yemek sonrası ziyaret etmek yerine, yemek başlamadan önce gider, kısa bir sohbetten sonra müşterinin tercihlerini tahmin edip bir profil çizer, yemekleri de buna göre uygularmış. Kendisini adamış olduğu mesleğine coşku ve tutkuyla sarılan Point`in disiplini, bölgedeki tedarikçilerle kurduğu mesleki ilişkileri, misafirperverliği, müşteriyi memnun etme ve kusursuzluğu yakalama çabası, bir ekol olmasını sağlamış. 1955`te, Paul Bocuse`ün deyimiyle, `fazla iyi yaşamaktan` hayatını yitiren Point`in eşi Mado, La Pyramide`i 1986 yılına kadar aynı felsefe ve büyük bir başarı ile yönetmeye devam ediyor. Mekan, tadilat nedeniyle kapatıldıktan 3 sene sonra, başında yepyeni bir şef, Patrick Henriroux ile tekrar açılıyor.

Henriroux ve devam eden başarı

CAZ tutkunu Patrick Henriroux, mütevazı bir kişilik. Esnafla ilişkileri ve yeni fikirler yeşertmek için bölgesel üreticilerle yaptığı ekip çalışmaları, popülaritesini artırıyor. Ekip ruhuyla, kadrosunun enerjisini yüksek tutu-yor. Gurme bir restoran için oldukça yüksek bir kuver ka-pasitesi (70) olan La Pyramide hep dolu. Bu uluslararası repütasyonun yanında, bölgesel müşteri kitlesini müdavimleştirmiş olmasından da kaynaklanıyor. Yüksek kaliteli ürünlerin kullanıldığı, temeli klasik Fransız olan mutfakta, Henriroux`nun özel dokunuşları ve keşifleri farklılık yaratıyor. Son derece iyi bir fiyat/kalite oranı tutturulmuş. Servis yoğun olmasına rağmen, ekip dikkatli bir ritim yakalamış ve anında neyin iyi, neyin yanlış gittiğini hissediyorlar. La Pyramide, snobizmden uzak, insanların kendilerini rahat hissetmeleri, keyif almaları için hazırlanmış gurme bir mekan. Henriroux, eski Fransız usulü masa etiketine ve Fernand Point`in meşhur misafirperverlik felsefesine önem veri-yor: `Bize bir eser, tarihle dolu bir mekan bırakılmış. Buraya geldiğimde amacım her şeyi yıkmak, yeniden başlamak değil, günün tadını ve ortamını geçmişe oturtmaktı. Bu işletmenin felsefesi değişmedi. İnsanların kendilerini bekleniyorlarmış gibi hissetmeleri, Point`in estetik ve kültür anlayışının sürdürülmesi önemli.`

 

Gastronomi ve Turizm

Türkiye’nin turizmde elde ettiği başarıyı kalıcı kılabilmesi için elindeki geniş ürün yelpazesini iyi değerlendirmesi, özellikle Anadolu kültürünü öne çıkaran tanıtım çalışmalarına ağırlık vermesi gerekiyor. Eşsiz doğal güzelliklerimiz ve dünyanın en zengin doğal ve tarihi mirasa sahip olmamızın yanında kültürel zenginliğimiz çok. Yemek kültürümüz bunlardan yalnızca biri. Akdeniz bölgesinde turizmde rakiplerimiz olan ülkelerin büyük çoğunluğu tanıtımda mutfaklarını öne çıkarıyorlar. Kendimize baktığımızda, zengin mutfağımızı ve yemek kültürümüzü tanıtmakta potansiyelimizi yeterince değerlendiremediğimiz ortada.

Ülkemize gelen yabancıların çoğunun mutfağımıza ilişkin bilgisi ‘baklava ve şiş kebap’ın ötesine geçmiyor. Ne var ki ülkemizde bir süre kaldıktan sonra çoğunlukla olumlu izlenimlerle ayrılıyorlar. Hatta bu, bazen şaşkınlık veya keşif duygusuna dönüşüyor. Ancak, bu beğeninin devamı gelmiyor. Kendi ülkelerine döndüklerinde mutfağımızın lezzetlerini tatmayı sürdürebilecekleri mutfağımıza ait restoranlar bulamadıkları için ülkemize geldiklerinde başlayan olumlu süreç kesintiye uğruyor. Bu konuda uluslararası yatırımcılarımıza iş düşüyor.

Mutfağımız, çok iyi tanınmamasına rağmen konunun uzmanı birçok kişinin son yıllarda dikkatini çekmeye başladı. Lezzetlerimizi keşfedip, deneyen ve hatta bizim topraklarımıza gelip araştırmalar yapıp yazılar yazan, belgesel filmler çeken yabancıların sayısında ciddi artış var. Bu, bizim kendi zengin yemek kültürümüzü keşfetmemiz ve bunu öne çıkarmamız için de itici bir güç olabiliyor. Yabancıların mutfağımıza duyduğu ilgiyi gördükçe, bunun ne kadar etkili bir tanıtım aracı olduğunun farkına varmamız kolaylaşıyor.

Rehberler olarak gastronomi turizmi olarak adlandırılabilecek bu turizm çeşidinin her geçen gün gördüğü ilgiyi fark ederek bu konuda kendi payımıza düşeni yapmaya çalıştık. Dünyaca tanınan İstanbul’daki Feriye Lokantası İşletmecisi ve Baş Aşçısı Vedat Başaran koordinatörlüğünde TUREB olarak “Gastronomi ve Şarap Rehberliği Uzmanlaşma Eğitim Programı” hazırladık. Osmanlı mutfak kültürüne uzun yıllarını adayan ve Osmanlı Mutfağı’na ait olup da unutulmuş pek çok lezzeti gün ışığına çıkaran araştırmacı-yazar Vedat Başaran gibi bir ustayla böyle bir program düzenlemek rehberler açısından büyük bir şans oldu. Bir haftadan fazla süren bu program çerçevesinde rehberler, Anadolu mutfağı ile ilgili birçok konuda dersin yanı sıra, Mısır Çarşısı, Balık Pazarı, Balık Hali, Sebze ve Meyve Hali, Karaköy Güllüoğlu Baklavaları gibi mekanlara yapılan gezilerle uygulamalı eğitim aldı. Programın eğitmen kadrosu gastronomi dünyasının öne çıkan isimlerinden oluştu.

Profesyonel turist rehberlerinin ülkemize gelen binlerce yabancıyla birebir iletişim kurma gücü düşünüldüğünde, gurme turizminde de rehberlerin eğitimimin ne kadar önemli olduğu açıktır. Bu programa katılan rehber arkadaşlarımız gurme ve gastronomi turlarında artık uzmanlaşıp etkin tanıtım yapabilecekler, yeni tur programları oluşturabilecekler. Konuyla ilgili çalışması olan veya çalışmak isteyen seyahat acenteleri programa katılmış olan rehberlerle irtibata geçerek ortak çalışmalar yürütebilirler.

Turist Rehberleri Birliği-TUREB’in hazırladığı gastronomi uzmanlık eğitim programı öncü olmalı, bu ve buna benzer programlar gerek kamu kurumları gerekse konuyla ilgili özel sektör kurumları tarafından desteklenmeli ya da örnek alınmalıdır. Dünyada yemek ve turizm ilişkisinin her geçen gün önemi artmakta ve gurme turları en çok satan turizm ürünü olarak ön plana çıkmaktadır.

Gastronomi Nedir?

Gastronomi, kültür ve yemek arasındaki ilişkiyi inceleyen bir çalışmadır. Yenilebilir tüm maddelerin, hijyenik olan ama sağlığa uygun olması gerekmeyen şekilde azami damak ve göz zevkini amaçlayarak sofraya, yenmeye hazır hale getirilmesine kadar olan süreç gastronominin çalışma konusudur.

Gastronomi, hijyenik, iyi düzenlenmiş, hoş ve lezzetli mutfak; yemek düzeni ve sistemi anlamına da gelir. Yani bir tür şef garsonluktur.

FİRMA ARA

Arama :
 



Semt
Kategori Seç

KATEGORİLER