Ev Şarapçılığında Atılım YaşanıyorÜzümde üretim fazlalığı nedeniyle istediği fiyatı bulamayan üreticiler, ev şarapçılığına yeniden önem vermeye başlayınca sektör de canlandı. 8 bin yıllık yöntemlerle yapılan ev şarapları turistler ve lüks oteller tarafından kapışılıyor.
Karaburun İlçesi Eğlenhoca Köyü'ndeki ev şarabı üreticilerinden Ali Sayın, üzüm yanında Dut, Malta Eriği, Vişne gibi meyvelerden de ev koşullarında şarap ürettiklerini belirtti. Sayın, ''Yaş üzüm kilosu 500 bin liraya satılırken, kuru üzümde rekolte yüksekliği nedeniyle iki yıldır maliyetin altında fiyatlarla zarar ediyoruz. Ürünümüzü değerlendirmek için dededen kalma bilgilerimizle yeniden şarap yapmaya başladık'' dedi.
Ev şarabı üretiminin önemli bir üzüm üretim merkezi olan Karaburun köylerinde hızla yayıldığını kaydeden Ali Sayın, ''Turizm yöresi olmamız nedeniyle önce turistlerin dikkatini çektik ve Almanya, Fransa başta olmak üzere birçok ülkeye bu yolla şaraplarımız dış pazarlara gitmeye başladı. Şimdi de turistik tesislere satış yapmaya başladık'' diye konuştu.
Sayın, ev şarabının litresinin 1,5 milyon lira ile 3 milyon lira arasında satıldığını kaydetti.
Tahta Fıçı Mesleğine Gün Doğdu
Ege'nin tek tahta fıçı üreticisi olan Selahattin Dinç, 1956 yılından bu yana yaptığı işi son yıllara kadar bırakmayı düşündüğünü ancak ev şarabı üretiminin artması sayesinde işlerinin yeniden hareketlendiğini belirtti. Dinç, ''Dünyanın en kaliteli şarapları meşe ağacından tahta fıçıda üretilir. Meşenin özel aroması şaraba ayrı bir lezzet katar'' dedi.
Kemeraltı Çarşısı içinde geçmiş yıllarda bir sokağın fıçı üreticileri tarafından doldurulduğunu söyleyen Dinç, bugün tek başına kaldığını kaydetti. Dinç, 20 litreden 200 litreye kadar şarap alabilen boylardaki fıçıların 12,5 milyon lira ile 175 milyon lira arasında satışa sunulduğunu bildirdi. Şarabın tahta fıçıdan başka sadece pişirilmiş topraktan yapılan küplere konulması gerektiğini anlatan Dinç, ''Plastik malzemeler ile şarabı sirke yapmaktan başka işe yaramaz'' dedi.
''Eski Üretim Yakalanabilir''
Ege Üniversitesi Gıda Mühendisliği Fakültesi Öretim Üyesi Prof. Dr. Nihat Aktan ise ''1953 yılında 20 milyon nüfuslu Türkiye'nin şarap tüketimi 52 milyon litreyken, bu rakam 1997'de 34 milyon litreye düştü. Ev şarapçılığının yeniden canlanması ile aynı üretim rakamlarına ulaşılabilir'' dedi.
Aktan, üretim ve tüketimde şaraptan boşalan yeri rakının aldığını ancak az miktarda da olsa ev şarabı ve fabrikasyon şarap üretiminde artış ve kamuoyunda şaraba ilgi bulunduğunu bildirdi.
Şarapçılığın gelişmesi halinde ihracat şansı olan bir sektör olduğuna işaret eden Prof. Dr. Nihat Aktan, dünyada da üretim fazlası bulunduğunu piyasaya yerleşmenin kolay olmadığını ancak Türk üzümlerinin lezzetinin en önemli avantaj olacağını kaydetti. Fransa'da her 6 kişiden 1'inin şarapçılık sektöründen para kazandığını belirten Aktan, şarabın kurallarına uygun olarak yapılması gerektiğini bildirdi.
Aktan, Anadolu'da şarap üretiminin 8 bin yıllık tarihe sahip olduğunu, 5 bin yıl önce Hititler döneminde şarabın büyük bir ticari ürün haline geldiğini belirtti.




