Ankara Alo Paket – Yemek & Su & Tüp & Kuru Temizleme & Otobüs

Şarap

Ev Şarapcılığı

Ev Şarapçılığında Atılım Yaşanıyor

Üzümde üretim fazlalığı nedeniyle istediği fiyatı bulamayan üreticiler, ev şarapçılığına yeniden önem vermeye başlayınca sektör de canlandı. 8 bin yıllık yöntemlerle yapılan ev şarapları turistler ve lüks oteller tarafından kapışılıyor.

Karaburun İlçesi Eğlenhoca Köyü'ndeki ev şarabı üreticilerinden Ali Sayın, üzüm yanında Dut, Malta Eriği, Vişne gibi meyvelerden de ev koşullarında şarap ürettiklerini belirtti. Sayın, ''Yaş üzüm kilosu 500 bin liraya satılırken, kuru üzümde rekolte yüksekliği nedeniyle iki yıldır maliyetin altında fiyatlarla zarar ediyoruz. Ürünümüzü değerlendirmek için dededen kalma bilgilerimizle yeniden şarap yapmaya başladık'' dedi.

Ev şarabı üretiminin önemli bir üzüm üretim merkezi olan Karaburun köylerinde hızla yayıldığını kaydeden Ali Sayın, ''Turizm yöresi olmamız nedeniyle önce turistlerin dikkatini çektik ve Almanya, Fransa başta olmak üzere birçok ülkeye bu yolla şaraplarımız dış pazarlara gitmeye başladı. Şimdi de turistik tesislere satış yapmaya başladık'' diye konuştu.

Sayın, ev şarabının litresinin 1,5 milyon lira ile 3 milyon lira arasında satıldığını kaydetti.

Tahta Fıçı Mesleğine Gün Doğdu

Ege'nin tek tahta fıçı üreticisi olan Selahattin Dinç, 1956 yılından bu yana yaptığı işi son yıllara kadar bırakmayı düşündüğünü ancak ev şarabı üretiminin artması sayesinde işlerinin yeniden hareketlendiğini belirtti. Dinç, ''Dünyanın en kaliteli şarapları meşe ağacından tahta fıçıda üretilir. Meşenin özel aroması şaraba ayrı bir lezzet katar'' dedi.

Kemeraltı Çarşısı içinde geçmiş yıllarda bir sokağın fıçı üreticileri tarafından doldurulduğunu söyleyen Dinç, bugün tek başına kaldığını kaydetti. Dinç, 20 litreden 200 litreye kadar şarap alabilen boylardaki fıçıların 12,5 milyon lira ile 175 milyon lira arasında satışa sunulduğunu bildirdi. Şarabın tahta fıçıdan başka sadece pişirilmiş topraktan yapılan küplere konulması gerektiğini anlatan Dinç, ''Plastik malzemeler ile şarabı sirke yapmaktan başka işe yaramaz'' dedi.

''Eski Üretim Yakalanabilir''

Ege Üniversitesi Gıda Mühendisliği Fakültesi Öretim Üyesi Prof. Dr. Nihat Aktan ise ''1953 yılında 20 milyon nüfuslu Türkiye'nin şarap tüketimi 52 milyon litreyken, bu rakam 1997'de 34 milyon litreye düştü. Ev şarapçılığının yeniden canlanması ile aynı üretim rakamlarına ulaşılabilir'' dedi.

Aktan, üretim ve tüketimde şaraptan boşalan yeri rakının aldığını ancak az miktarda da olsa ev şarabı ve fabrikasyon şarap üretiminde artış ve kamuoyunda şaraba ilgi bulunduğunu bildirdi.

Şarapçılığın gelişmesi halinde ihracat şansı olan bir sektör olduğuna işaret eden Prof. Dr. Nihat Aktan, dünyada da üretim fazlası bulunduğunu piyasaya yerleşmenin kolay olmadığını ancak Türk üzümlerinin lezzetinin en önemli avantaj olacağını kaydetti. Fransa'da her 6 kişiden 1'inin şarapçılık sektöründen para kazandığını belirten Aktan, şarabın kurallarına uygun olarak yapılması gerektiğini bildirdi.

Aktan, Anadolu'da şarap üretiminin 8 bin yıllık tarihe sahip olduğunu, 5 bin yıl önce Hititler döneminde şarabın büyük bir ticari ürün haline geldiğini belirtti.


 

Şarap Kadehleri

Şarap bardağındaki her özelliğin belirli bir anlamı var. Bardağın ayaklı olmasının nedeni, şarap dolu olan kısma elin temas etmesini engellemektir. Bu sayede, şarabın ısınma süresi kısalır ve de şarabın renginin izlenmesi daha kolay olur. Bardağın hazne kısmının geniş, ağız kısmının dar olmasının da sebebi, kaliteli şarabın aromasını bardağın içinde daha uzun süre hapsedebilmek. Ayrıca, şarabı bardakta dalgalandırırken, bu yapı taşmaya engel olur. Şarap, bardağın yarısına kadar doldurulur. Bunun da sebebi, şarabın bardakta usulen dalgalandırılması sırasında tasmayı önlemektir.

Kırmızı şarapların büyük kadehlerde içilmesi önerilmektedir. Böylece şarap özelliklerinde olan aromasını ortama bırakacak ve şişede beklerken edindiği kötü kokuları kaybedecektir. Beyaz şaraplar ufak kadehlerde içilir. Böylece kadehteki şarap ısınmadan tüketilir ve kadehe her defasında serin şarap ilave edilir

Servis dereceleri ...

Beyaz şarap için ideal servis sıcaklığı 15 derece. Fakat, içim sırasında geçen zaman göz önüne alınınca, şarabın biraz daha soğutulmus olarak sunulması gerektiği çıkıyor ortaya.Beyaz şarap soğuk ıçilmelidir. Ancak ne kadar soğuk içilmelidir? Tatlı beyaz şaraplar 4 ile 6 derece, sek beyaz şaraplar ise 6 ile 10 derece arasında içilmelidir...

Kırmızı şarap ise beyaz saraba oranla biraz daha sıcak sunulur. 20 derece bunun için ideal bir ısı. Eger sıcaklık 20 derecenin üzerine çıkarsa alkol tadı daha baskın gelmeye başlar ki, bu istenilen bir şey değildir. Esas olarak hafif kırımızı şaraplar 10 ile 14 derece arasında, kuvetli kırmızı şaraplar ise 14 ile 18 derece arasında içilmelidir.

Köpüklü ve Domisek Şaraplar 5-7 °C
Beyaz ve Roze Şaraplar, Şampanyalar 6-10 °C
İyi Beyaz Bourgogne' lar ve Chardonnaylar 11-12 °C
Primeur (Genç) Kırmızı Şaraplar 12-14 °C
Chianti' ler ve Kırmızı Bourgogne' lar 13-16 °C
Daha Gövdeli Kırmızı Şaraplar 16-18 °C

Şarap Nasıl İçilir

Şarapların büyük bölümü satın aldığınızda içilmeye hazırlardır. Yeni bir siseye baslarken mutlaka kadehlerinizi değistiriniz. Beyaz etle beyazşarap, kirmızı etle kırmızi şarap genellemesi çok katıdır.Bu asamada damak tadınız doğrultusunda seçiminizi yapınız.Kırmızi şaraptan önce beyaz şarap, kuvvetlı şaraptan önce hafif şarap, zengin ve kompleks şaraptan önce basit şaraplari içiniz.

YAVAŞÇA BOŞALTIN

Açtığınız şarabı içindeki tortu şişenin dibinde kalacak şekilde yavaşça boşaltın.

KONSANTRE OLUN

Tüm duyularınızı tadım üzerine yoğunlaştırın.

RENKLERİN DÜNYASI

Yarıya kadar dolu olan bardağı beyaz bir zemin üzerine yerleştirip renkleri inceleyin.

BURUN VE ZİHİN KEYFİ

Bardağı eğip burnunuzu bardağa doğru sokun. Derin bir nefes çekin ve kokuları tanımlamaya çalışın. Şarabı sallayın ve tekraralayın.

DİL, AĞIZ VE DAMAK KEYFİ

Küçük yudumlar alıp ağzınızda yuvarlayın.

PAYLAŞIN

Daha önce edinmiş olduğunuz lezzet hafızanızı zorlayın ve şarabı mukayese edin. Arkadaşlarınızla paylaşın.


Havalandırma:

Aslinda, yapilan islem için havalandirma tanimi yanlis bir tanim. Çünkü, havalandirma adiyla yapilan bu islem, özellikle kirmizi sarabin bekletilmesi sirasinda olusan tortularindan arindirilmasi olarak düsünülebilir. Sisenin dibinde biriken bu tortular, bardaga aktarma sirasinda durdurulamaz ve içim esnasinda hos olmayan bir durum olusturur. Orijinal sisesinden bir servis kabina aktarilan sarap süzülür ve tortularin içilmesi engellenir. Sarap genç ise bu süre yaklasik 10 dakika, yillanmis bir sarap ise bu süre yaklasik 45 dakika civarinda olmalidir.

Beyaz sarapta durum kirmizidan farkli. Beyaz sarap daha kisa süre bekletildigi için tortulasma olusmaz. Bu nedenle havalandirma islemine gerek yok. Hatta, havalandirma sirasinda gereksiz bir isinma yasanacagi için tercih edilmemeli. Bazi kisiler, havalandirma islemi için, saraba farkli bir tat kazandirdigini öne sürse de, bunlar sadece kisisel görüslerdir.


Bekletme:

Şarabın, yatık olarak saklandığını hepimiz biliriz. Bunun sebebini ise bir çoğumuz düsşünmemişizdir belki. Şarabın yatık saklanmasındaki neden, şiseyi kapatan mantarın kuruyup hava geçirmesine engel olmaktır. Yani mantar daima nemli kalmalıdır.

Şarabın bekletilmesinde dikkat edilen bir nokta da şarabın donmasına engel olmak. Şarabın donmasına müsaade edilmemeli, tercihen 15 derece dolaylarında bir sıcaklık ortamı sağlanmalı. Genel düşünce, şişelerin bekleme sürecinde fazla hareket ettirilmemeleri ve özellikle kırmızı şarabın sedimentlerini kıpırdatmamak yönünde.

Kırmızı ve beyaz şarabın bekletilme yöntemlerinde herhangi bir farklılık yok, süre ise her şarabın rengine göre değil, türüne göre değişir.

Yıllandırma:

Sanıldığının aksine her türlü kırmızı şarap yıllanmaya uygun değildir. 'Primeur' şaraplar etiket tarihlerini takip eden yılın ortasından önce tüketilmelidir. Yıllandırılacak şaraplar ise etiket tarihlerinden itibaren 6-7 yil saklanabılirler. Kırmızı şaraplar yıllandıkça renkleri soluklasir. Yıllanabılecek bir şarap için en iyi içim tarihi seneler sonra olabilecegi gibi 'hemen şimdi' de olabilir.

Günümüzün modern şarapları piyasaya sürüldükten sonra her an içilmeye hazırdır. Her durumda yıllandırmak istediginiz şaraplarin yıllanma özelliklerini araştırıp karar veriniz.

Piyasada bulunan şaraplar için yıllanma yaşı yaklaşık olarak belirtılmistir.Beyaz şaraplar kırmızılar kadar yıllandırılmazlar. Yillandıkça beyaz şaraplar açık sarıdan kahverengiye doğru koyulaşırlar.


Şarap Tarihi

Şarabın 8000 yıllık bir geçmişi vardır. Arkeolojik kazılarda ortaya çıkan eski kentlerde, yığınlar halinde üzüm çekirdekleri bulunmuş, çekirdekler üzerinde yapılan inceleme ve analizler bunu doğrulamıştır. Şarap, sekiz bin yıllık serüven dolu yolculuğunda insanoğlunun ufkunu açmıs, tutkularını alevlendirmiş, kimi zaman üzüntüye boğmuş, kimi zaman da karşılaştığı felaketlerin reçetesi olmuştur. İşte bu yüzden antik dünya, şaraba, yaşamını sağlamak için gereken diğer besinlerden daha fazla önem vermiştir.

Dinsel bir tema olarak algılanan şarap, her toplumda bir de şarap tanrısının var olmasına neden olmuştur. Mısırlılar tanrılarına Osiris, Yunanlar Dionysos, Romalılar ise Bacchus adını vermişlerdir.Tek tanrılı dinlerin kutsal kitaplarından Tevrat ve İncil'in büyük tufanı anlatan bölümleri başta olmak üzere, çeşitli bölümlerinde asma ve şaraptan sıkça söz edilmektedir.

Hristiyanlar, şarabı İsa'nın kanı, Tanrı'nın lütfu olarak kabul etmişlerdir. Büyük tufandan sonraki olaylarla başlayan İncil'de, Nuh Peygamber'in kültüre aldığı bitkiler arasında asmanın öneminden bahsedilmektedir.


Şarap Terimleri


A

Ağırlık: Iyi şarapların dil üzerinde biraktiklari kalici his.
Ahenkli: Sadece dengeli degil, ayni zamanda kendilerini çok hos bir sekilde ortaya koyan şaraplar için kullanilir.
Alkol derecesi: Bir şarapta bulunan alkol orani: çoğu beyaz sarabın alkol derecesi %9 ile 14BO arasinda degisir, ve çogu kirmizi sarabın alkol derecesi %11 ile 14 arasinda degisir.
Amerikan meşesi: ABD ormanindan elde edilen mese tahtasi: bu tahtadan yapilan fıçılar: belirli şarap bölgelerindeki bazi üreticiler (Ispanya ve Avusturya gibi), şarapları ni yillandirmak için Amerikan mesesini tercih ederler.
A.O.C: Appelation d'Origine Controlée ve bazen Appelation Controlée olarak kisaltilan ve A.C. olarak gösterilen kisaltma: korunan yer ismi anlamina geliyor. Fransa'nin, ismin kaynagi, üzüm çesitleri ve diger özellikleri yasalarla belirlenen en yüksek siradaki şarapları için resmi bir kategori.
Apelasyon (Appelation): Şarabın kökenine göre kontrollü olarak adlandırılması. Fransızlann öncüsü olduğu ''Appelation d'Origine Controlee' (AOC) sistemiyle şarap bölgeleri temel alınarak bir klasifikasyon yapılır ve hangi bölgede hangi üzümlerin yetiştirileceği, üzümlerin verim oranı, hasat ve işlenme tarzları belirlenir. Bu şartlara uyan üreticilere bu ibareyi taşımaya hak kazandıklarına ilişkin sertifika verilir. Apelasyon bir kalite güvencesidir, şartlara uymayan üreticilerin sertifikaları iptal edilir. ltalyan şaraplarındaki DOC ve DOCG ibareleri de benzer bir sistemi ifade ederler.
Aroma: Sarabın kokusu, bazi dil uzmanlari sarabın dogrudan ve genç kokusuna aroma derler ve daha yasli, daha karisik bir sarabın kokusu için buke kelimesini kullanirlar. Fakat biz bütün şaraplar için genel bir terim olarak aromayi kullaniriz.
Aromatik: Genellikle çok belirgin bir kokusu, özellikle meyveli ve çiçeksi olan şaraplar isin kullanilir. Bazi üzüm türleri de aromatik olarak tarif edilir, çünkü bunlardan elde edilen şarapları n aromalari çok güçlüdür.
Artık şeker: Fermantasyon sonrasinda şarapta kalan seker.
Asidite: Genellikle tartarik asid (üzümlerde bulunan dogal bir asid)'ten olusan ve sarabın, %0,5 -0,7'sini olusturan bir madde.
Asil küf: Botrytis cinerea adli bir mantarin, uygun iklim kosullarinda, beyaz üzümlerde olusturdugu bir küftür. Asil küften etkilenmis üzümler, su kaybederler ve bunun sonucunda da seker oranlari artar. Oldukça kötü bir görünümleri olsa da, bu üzümler, Sauternes gibi dünyaca ünlü ve cok uzun ömürlü şaraplara imza atarlar.

B

Bacak: Şarap kadehte iken, hafif dairesel hareketlerle çalkalanmasi sonucu kadehin iç cidarlarinda yukselir ve yollar halinde asagiya dogru süzülürken de Fransizca'da bacak (jambes) ya da gözyasi (larmes) anlamina gelen olusumlar meydana gelir. Alkol orani yüksek şaraplarda bu olusum daha belirgin olacaktir.
Baharlılık: Daha çok kırmızı şaraplarda hissedilen baharat çağrışımlı kokular ve tadlar için (Şiraz üzü-münün bibersi lez-zetli bir şarap vermesi gibi) kullanılır.
Bitkisel: Bitki örtüsü veya bitkileri andiran aroma ve tatlar.
Bitis: Yuttuktan veya tükürdükden sonra sarabın biraktigi son his.
Birincil aromalar: Üzüm yapmak için kullanilan üzümlerden kaynaklanan taze aromalar.
Blanc de blancs: Beyazlarin beyazi anlamina gelen bu Fransizca terim, tamamiyle beyaz üzüm cesitlerinden üretilen köpüklü şaraplar için kullanilir. Örnegin üretimde siklikla siyah çesitlerin kullanildigi sampanyalar kimi zaman Chardonnay üzümünden üretilirler ve bu özel sampanyalar blanc de blancs olarak bilinirler.
Buke (bouquet): Daha çok olgun ya da olgunlasmakta olan şarapları n kokusunu anlamakta kullanilan bir terimdir. Şarapta, üzümden gelen birincil aromalar ile fermantasyon ve eskitme sirasinda olusan ikincil ve üçüncül aromalarin kompleks bileskesi olarak da tanimlanabilir.
Burun: Koku, aroma veya buke terimleriyle es anlamli olarak kullanilan bir terimdir.
Busone: Mantar enfeksiyonundan etkilenmis ve bozulmus olan şaraplar için kullanilan bir tanimlamadir.
Büzücü: Bazi şarapları n agiz kurutma özelligi tanen asit veya ikisinin karisimi ile ortaya.
Büyük: Fransızcadaki 'Grand Vin'' deyiminden türeyen bir adlandırna. En üst düzeydeki Çok fazla yogun olan şaraplar için kullanilir.
Bodega: ispanya'da bir şarapçi:ayni zamanda sarabın saklandigi bina anlamina gelen ispanyolca kelime.
Bosaltmak: Havalandirma veya tortularindan ayirma amaciyla sarabi siseden bir baska kaba bosatmak.
Bol: Özellikleri son derece belirgin ve kolay algilanan şarap için kullanilan terim.
Bölge: Mintikadan daha belirsiz ülkeden daha belirli cografi birim Italyan şarapları ndan bahsederken bu terim şarap alanlarini ifade ederken ayni zamanda politik bölgeler anlaminada geliyor.

C

Castello: Italyanca sato, şarap malikhanesi anlamina geliyor.
Chateau: Özellikle Bordeaux ve Fransa'nin diger bölgeleri içinde kullanilan, büyük şarap malikhanesi anlamina gelen fransizca kelime.
Classico: Belli tiplerde DOC/DOCG sarabınin elde edildigi, topragin orjinal veya klasik bölgesinde bulunan baglara ait DOCG ve DOC sarplarina verilen italyan terimi.
Cibre: Üzümün sikilmasindan sonra kalan kabuk, çekirdek ve saptan olusan atiga verilen addir.
Çiçeksilik: Daha çok aromatik üzüm çeşitlerinden yapılan şaraplarda hissedilen çiçek çağrışımlı kokular için kullanılır


D

Damıtım: Şarabın veya diğer mayalı içkilerin ısıtılarak içindeki alkolü buharlaştırılması ve soğuk su haznesi içindeki borulardan geçirilerek yoğunlaştınlıp ayrı bir kaba alınması işlemi.
Degüstasyon: Bir sarabın özelliklerinin degerlendirillmesi amaciyla tadilmasi islemidir.
Dekantasyon: Bir sarabın tortudan arindirilmasi ya da havalandirilmasi amaciyla, siseden ayri bir kaba, bir dekantore bosaltilmasi islemidir.
Denge: Kaliteli şaraplarda mutlaka bulunmasi gereken bir özelliktir. Dengeli bir şarapta, alkol orani, asidite, seker miktari ve tanen, damakta bir denge halindedir ve hiçbir özellik digerlerini bastiracak kadar ön plana çikmaz.
D.O.: Yer ismi anlamina gelen Denominacion de Origin'in kisaltmasi Ispanya'nin, ismi, üretildigi yer, üzüm türü ve diger özellikleri yasa ile belirlenen şaraplar için resmi kategori.
D.O.C.: Kontrol edilmis yer ismi anlamina gelen Denominacion de Origin Controllata'nin kisaltmasi, Italya'nin ismi, üretildigi yer, üzüm türü ve diger özellikleri yasa ile belirlenen şarapları için resmi kategori, ayni zamanda Portekiz'in en yüksek resmi şarap kategorisi için kullanilan ve ayni anlama gelen Denominaçao de Origem Controlada kisaltmasi.
D.O.C.G.: Kontrol ve garanti edilmis yer ismi anlamina gelen Denominacion de Origin Controllata e Garantita, Italya'nin en yüksek siralamasinda olan şaraplar için resmi kategori.
Doku: Bir sarabın ahengi veya agizda biraktigi his.
Domaine: Şarap malikhanesi anlamina gelen Fransizca kelime. Burgonya'da çok sik kullanilir.
Donuk: Karisik ve bulanik hissi uyandiran şarap. Bu terim sarabın görüntüsü, aroma ve tatlari veya genel stili için kullanilabilinir.
Dömi-sek: Hafif tatli şaraplar için kullanilan bir terimdir. Seker orani, genellikle, 4,1-12 g/1'dir.
Dumansı: Duman veya odun dumaniniandiran tad ve


E

Eski asma: Asmalar eski oldugundan- genellikle 40 veya daha fazla yillik- , üzümlerin iyi bir kalitede olmasi ve az ürün elde edilmesi.
Eski dünya: Avrupa'nin şarap üreten ülkeleri için kullaninan genel bir terim.
Eski meşe: Mesesel özelliklerini kaybedecek, genellikle 5 yilin üzerinde olan Fıçılar.
Etek: Şarapcilik dilinde sarabın rengine verilen isim


F

Fermentasyon: Üzüm suyunda dogal olarak bulunan sekerin, mayalarin yardimi ile etil alkol ve karbondioksite dönüsmesidir.
Filtre edilmemiş (Non filtered): Özellikle şarapçılıkta ve viskicilikte son yıllarda gözde olan bir akım. lçkinin berraklaştırılması için yapılan filtrasyon işlemi sırasında bazı tad maddeleri de filtre cihazlarında kaldığından, berraklıktan çok lezzeti önemseyen şarap ya da viskiseverler için bir süredir bazı üreticiler ürünlerini filtre etmeden piyasaya sürüyorlar
Filokseride: Vitis Vinifera üzüm türlerinin köklerinde beslenen ve erken üzüm ölümlerine yol asan fidan biti.
Finis: Bir şarap yutulduktan ya da tükürüldükten sonra agizda biraktigi nihai etki icin kullanilan bir tanimlamadir.
Fıçı: Şarap yapmak veya saklamak için kullanilan genis tahta kaplar.
Fıçı fermantasyonu: Paslanmaz çelik gibi tesirsiz maddeden yapilmis kaplarda fermante edilen ve sonra olgunlasma süresi için mese Fıçılara konan beyaz şaraplar için kullanilan bir terim. Bu şaraplar Fıçıda yillanan şaraplara oranla daha yumusak olurlar.
Fıçı yillanmasi: Paslanmaz çelik gibi tesirsiz maddeden yapilmis kaplarda fermante edilen ve sonra olgunlasma süresi için mese Fıçılara konan beyaz şaraplar için kullanilan bir terim. Bu terim ayni zamanda Fıçı içinde fermante edilen şarapları n olgunlasma süresi için de kullanilir.



G

I

Genç (primeur) şarap: Üzümün birincil (primeur) aromalarini kaybetmeyecegi özel bir yöntem ile üretilip hemen siselenen ve fazla bekletilmeden tüketilmeleri gereken şaraplardir.
Geç hasat: Şaraplık ü-zümlerin normal bağ-bozumu zamanından sonra, şeker oranlan daha çok yükseldiğinde ve su oranlan azaldığında hasat edilmesi işlemi. Tatlı şarap üretiminde bu metoda sık sık başvurulur .
Gövde: Bir sarabın damakta biraktigi dolgunluk hissi. Alkol orani ve ekstersi yüksek olan şaraplar saglam gövdeli ya da dolgun olarak tanimlanirlar.
Gözyasi: Bkz. Bacak.
Güçlendirilmis şarap: Içine alkol eklenmis şarap.
Ince: Içerdigi maddelerin eksik oldugu şaraplar.
İyi sene kötü sene: Üzümlerin olgunlaşmasının iyi cereyan ettigi, iklim koşullarının üzüm-lere iyi etki ettigi ve bağbozumunun sağlıklı koşullarda yapıldığı yıllar , 'iyi sene'' olarak adlandınlırlar .Bu senelerin şaraplan diger yıllarınkinden daha değerlidir .Kôtü sene ise, aşırı yağış, aşırı kuraklık, don vb. etkenlerden dolayı üzümlerin olgunlaşmasının istenen düzeyde olmadığı senelerdir. Bazı ünlü üreticiler kôtü senelerde şişeleme yapmaz, o yıllann şaraplannı başka markalarda kullanılmak üzere şarap tüccarlanna satar ya da ikinci markalanda kullanırlar.


K

Kabuk temasi: Üzüm suyunun ,üzüm kabuklari ile temasda oldugu süreç,kirmizi şarapta,bu süreç boyunca şarap renk, tanen ve diger maddeleri emer, genellikle beyaz şarap üretiminde kullanilmaz, fakat bazen sarabın aromatik özelligini daha belirgin hale getirmak için kullanilir.
Karakter: Güçlü olduklari görüntüsü veren, bütünlük tasiyan şaraplara verilen antropomorfik bir özellik.
Karisim: Farkli üzüm türlerinden elde edilen iki veya daha fazla sarabi karistirmak ( ayni zamanda farkli baglara, farkli bölgelere veya farkli mahsüllere ait şaraplar için de kullanilir), farkli üzüm türlerinin sirasindan elde edilen saraba kariçim denir.
Kav: şarapları n bekletildikleri mahzene verilen ad.
Klon: Digerleri ile karsilastirildiginda kendine ait özellikleri bulunan bir alt üzüm türü.
Kisalik: Bir şarap yutulduktan (ya da tükürüldükten) sonra agizda biraktigi tadin kalici olmamasi ve bir iki saniye icinde kaybolmasi halinde, o sarabın kisa oldugu söylenebilir. Tanenin agizda biraktigi burukluk, agizda kalicilik kavraminda dikkate alinmaz.
Kompleks: Basit olmayan. Bu şarapları n çok fazla aroma ve tadlari vardir, şarap içindeki gelisim ve degisim önemlidir.
Konsantre: Aroma ve tatlari yogun olan şaraplar için kullanilir.Köpüklü şarap: Doğal yolla (çelik tanktaki ya da şişedeki şarabın, içindeki mayalar yoluyla) ya da suni yolla (içine dışarıdan karbondioksit eklenerek) kôpüren bir özelliğe kavuşturulan şarap. Doğal köpüklerin şişede şampanya metoduyla köpürme özelliğine kavuşturulanları, 'methode champenoise' ibaresini kullanırlar.
Kupaj: Farkli özellikteki küvlerin veya Fıçılarin şarapları nin harmanlanmasi islemidir. Bu islemde, baglarin farkli kisimlarinda elde edilen şarapları n, degisik yillarin, degisik islemlerden geçmis ayri karaterde şarapları n ya da farkli sepajlarin birbiri ile harmanlanmasi yolu ile, daha kaliteli şarapları n üretilmesi hedeflenir.


L
M

O

P


R

Likör şarap: Alkol eklenerek fermentasyonlari durdurulmus şaraplardir. Bu nedenle alkol oranlari yüksektir. Porto ve Jerez, dünyanin en ünlü likör şarapları olarak bilinirler.
Magnum: 1,5 litre (normal bir şarap sisesinin iki kati) hacmindeki siselere verilen addir.
Malolaktik fermantasyon: Malik asidin dogal bir sekilde, sarabın genel asidite oranini yumusatan laktik aside dönüsmesi, beyaz şarap üretiminde kullanilan tercihi bir içlem.
Mantar: Şarap şişe-lerinin ağızlarının kapatılmasında kullanılan, lspanya ve Portekiz'de yetişen 'mantar meşesi' ağacının kabuklanndan yapılma tıpa.
Maserasyon: Kokulu meyvelerin, baharatlarının ya da bitkilerin alkole yatırılarak 'ıslatılması'. Bu sayede alkolde bekletiten maddenin özellikleri alkole geçer. Özellikle likörcülükte yaygın kullanılan bir yöntemdir.
Meyvemsilik: Üzümden gelen taze koku ve tadlarının hissedildiği şarapları tanımlamakta kullanılır. Üzümlerin özelliğine göre çoğu kez bu koku ve tadlar diğer bazı meyveleri (elma, böğürtlen, ahududu gibi) çağrıştınr.
Monosepaj: Tek üzüm çeşidinden yapılan şarap. Ancak bu üzümlerin yüzde yüz oranında kullanılması şart değildir , birçok ülkede yüzde 15 ila 25 oranında başka bir üzümün de kullanılması halinde bile şarap baskın üzümünün adıyla ''monosepaj' olarak satışa sunulabilir.
Maya: Üzüm suyunun saraba dönüsmesini saglayan tek hücreli mekanizmalar.
Mayse: Sirali cibreye verilen addir.
Oksidasyon: Fazla oksijene maruz kalmaktan dolayi olusan şarap hatasidir. Bu tür şaraplar 'oksidize' olarak tanimlanirlar.
Önoloji: Şaraplarla ilgilenen bilim dalidir.
Parlak: Özellikleri duyular tarafindan güçlü bir sekilde fark edilen şaraplar için kullanilir. Bir şarap görünüsü olarak parlak olabilir veya aroma ve tadi parlak olabilir, her iki sekilde de bunun tersi donuktur.
Posa: Kirmizi sarabın dibinde şarap olgunlasirken olusan kati artik.
Rekolte (millesime, vintage): Belirli bir senenin bağbozumunun üzümlerinden yapılan şarap. Mesela üzümleri 1999 Ekim ayında hasat edilen şarabın üzerinde şişelenme tarihi 2000 olsa bile 1999 yazar. Rekolte hasat yılıdır, şaraplar bu yıllarla anılırlar. Öte yandan 'millesime' ya da 'Vintage' şarap deyimi, aynı zamanda özel bir senenin üst kalite şarabını ifade eder. Şampanya ve Porto gibi özel şaraplarda, sadece iyi seneler deklare edilir.
Rizerva / Reserv / Reserva: (Italya / Fransa / Ispanya) Daha fazla yillanmis veya normaline göre daha üstün kaliteli şarap.

S
T

Sek: Tatliliklari pek fazla algilanamayan şaraplardir. Genellikle, seker oranlari 0-4 g/1 olsa da, asiditelerine göre, bu oran 10 g/1'ye kadar çikabilir.
Sepaj: Fransizca'da sarabın yapiminda kullanilmis üzüm çesidi anlaminda kullanilmis bir sözcüktür. 'Sepaj şarap' ise varietal de denilen, agirlikli olarak tek bir üzüm çesidinden yapilan saraba verilen addir.
Sise yillanmasi: Sarabın siselendikten sonra olgunlasmasi. Çogu şaraplar, satisa sunulmadan önce, kisa bir süre sisede bekletilirler. Iyi şarapları n misteri tarafindan da satin alindiktan sonra bir süre bekletilmesi gerekir.
Sofra şarabı: Günlük içim için üretilen, sıradan özellikteki şarap.
Someliye {Sommelier): Restoranlarda sadece şarap servisiyle görevli olan şarap garsonu.
Tad bilesenleri: şarapları n aroma ve tadlarinda sorumlu, üzümlerde bulunan organik maddeler.
Tanen: Üzüm kabuklarinda, çekirdeklerinde ve saplarinda bulunan ve agizda burukluk hissi uyandiran maddedir. Kirmizi şaraplarda daha çok bulunan tanenler, bu şarapları n gövdesine katkida bulunurlar ve ayni zamanda yillanmalarinda önemli bir rol oynarlar. Saraba tanen, üzüm disinda, yillandirildigi Fıçıdan da geçebilir.
Tortu: Fermantasyon sonrasinda beyaz sarabın dibinde biriken üzüm artiklari ve ölü maya hücreleri.


U
V
Üzümler:
Bir şarap yutulduktan ( ya da tükürüldükten) sonra agizda biraktigi tadin etkinligi ve kaliciligidir. Tanenin agizda birakmis oldugu burukluk, uzunluga dahil degildir.
Varietal: Bkz. Sepaj.
Vin de pays: Fransizca'da yöre sarabi anlamina geliyor. Yasal olarak, AOC şarapları ndan daha alt seviyede olan Fransiz şarapları kategorisi.
Vinifikasyon: Üzüm suyunu saraba dönüçtürme islemi.
Vintage: Birden fazla anlama sahip olan bir terimdir. Bagbozumu anlaminda kullanildigi gibi, üzümlerin toplanip şarap üretimine baslanan yil anlaminda da kullanilir. Kimi zamanda, sampanya da oldugu gibi, bir sarabın tek bir yilin ürünü oldugunu anlatir.
Vitikültür: Bagcilik bilimi ve uygulamasina verilen addir.Baglarin bulunduiu iklim ve toprak kosullari, üzüm çesidinin seçimi, baglarin tesis edilmesi, asilama, hastaliklar ve daha pek çok konu ile ilgilenen bir bilim dalidir.
Vitis Vinifera: Dünyanin çogu şarap üzümlerinin ait oldugu tür.


Y

Yari-sek: Çok hafif tatli olan şaraplar için kullanilan terim.
Yari tatli: Yari- sekten daha tatli olan, fakat tam anlamda tatli olmayan şaraplar için kullanilan terim.
Yeni dünya: Avrupa'nin disinda şarap üreten ülkelere verilen genel yerilen isim.
Yeni meşe: Hem yeni olan meseler (ayni zamanda birinci yil meçesi olarak da adlandirilir) bir ve dört sene boyunca kullanilmis fıçıları ifade eden belirsiz bir terim.
Yıllandırma: Alkollü içkilerin tadlannın 'olgunlaşması'', yumuşaması ve daha dengeli bir içime kavuşmalan için meşe fıçılarda, çelik tanklarda ya da şişeli olarak kavda bekletilmesi işlemi.Yumusama: kabuk taneleri, tanen ve diger maddelerin çözülmesi için kirmizi üzümleri kendi sularina batirma islemi. Terim genellikle deri ve üzüm suyunun etkilesimde bulundugu bütün süreç için, fermantasyon dönemi dahil olamak üzere kulanilir.
Yuvarlaklik: Çoğunlukla dengeli, taneni, asiditesi ya da seker orani ön plana çikmayan şaraplar için kullanilan bir terimdir

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Sayfa 1 / 3

FİRMA ARA

Arama :
 



Semt
Kategori Seç

KATEGORİLER